en_US
en
off
Mobile View
Desktop View
 

iletisim@psikologbestekalkan.com

02324221572

Yazar Psikolog Beste Kalkan

 

İletişim: 05539557353 - 02324221572

Mimar Sinan Mah. Şair Eşref Bulvarı No:80 Güneş Apartmanı Kat:1 Daire:4 Alsancak Cami Durağı/İzmir

8719
ANASAYFA
izmir psikolog, psikolog beste kalkan, beste kalkan, psikolog, izmir, en iyi psikolog, izmir de en iyi psikolog

Psikologlar konularında uzmandır ve yardımcı olmak için eğitim almışlardır.

Psikolojik sağlık kaliteli bir yaşamın temelidir.

Psikolog desteği almak güvenlidir ve iyi hissettirir.

Uzman psikologlar sorunlarınız için deneyimlidir.

 
 

Gökhan Kansu - www.gokhankansu.com

Beste Kalkan Kimdir?

İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünde üstün başarı bursuyla okudu ve 2015 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince iki ayrı kurumda stajyer psikolog olarak çalıştı. Katip Çelebi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi kapsamında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimini aldı. 100 akademik saatlik cinsel terapi ve 80 akademik saatlik çift terapisi eğitimlerini tamamladı. Evlilik ve ilişkiler ile ilgili olan ''Marazi İlişkiler'' kitabının yazarıdır. Psikolog Beste Kalkan adlı resmi Facebook sayfasında 67000’den fazla takipçisi olan Psikolog Beste Kalkan, ileri düzeyde İngilizce ve orta düzeyde İspanyolca bilmekte, gitar ve piyano çalmaktadır.

Çalıştığı Alanlar?

-EMDR

Panik Atak, Depresyon, Obsesif Kompülsif Bozukluk (Takıntılar ve saplantılar), Kaygı Bozukluğu, Yeme Bozuklukları, Madde Bağımlılığı ve Diğer Bağımlılıklar, Sosyal Fobi, Fobiler, Travmalar (Travma Sonrası Stres Bozukluğu), Bipolar Bozukluk, Kişilik Bozuklukları


-Cinsel Terapi

 Tiksinme Bozukluğu, Vajinismus, Erken Boşalma, Erektil disfonksiyon (Sertleşme Bozukluğu), Geç Boşalma, Kadınlarda Cinsel İsteksizlik, Erkeklerde Cinsel İsteksizlik, Kadınlarda Anorgazmi (Kadınlarda Orgazm Bozukluğu), Disparoni ( Cinsel Birleşme Sırasında Ağrı Duyma)


-Evlilik ve Çift Terapisi

 Aldatma, Evlilikte İletişim Sorunları, Güven Problemleri, Kıskançlık Sorunları, Boşanma ve ayrılma öncesi danışmanlık, Uyum sorunları, Evlilik öncesinde ve sonrasında yaşanan kaygı ve sorunlar


-Aile Danışmanlığı

 Tek ebeveynli ailelerde ortaya çıkan sorunlar, İlaç ve alkol bağımlılığına bağlı olarak gelişen ailede yaşanan problemler, Aile kaynaklı çocuklarda ortaya çıkan sorunlar, Yaşlılara bakım verme konusunda karşılaşılan zorluklar, Öfkenin ailelere etkisi, Üvey ebeveynlik, Anne, baba ve çocuk iletişimi, Boşanma sürecinde çocuklara yaklaşım, Aile içi şiddet 

{$blog_Body}

EVLİLİKTE CİNSELLİK

Cinsellik kavramı özellikle muhafazakar toplumlarda konuşulmaktan kaçınılan, halının altına gizlenen, konuşulduğunda insanları sanki bir suç işlemiş gibi bir duyguya sürükleyen yasak konulardan biridir. Peki bu konuşmaktan kaçınılan konunun konuşulmamasının bedeli neler olabilmektedir veya muhafazakar toplumlar için çok kutsal olan evlilik müessesesine bu durum ne gibi darbeler vurmaktadır.

Evlilikte ve ilişkilerde cinsellik çok büyük bir önem arz etmektedir. Çiftlerin toplum baskılarından dolayı dillendiremediği hatta belki kendilerine dahi söyleyemedikleri cinsel konulardaki uyumsuzlukları veya sorunları evlilikleri şiddetli bir şekilde tehdit etmektedir fakat bunun bir sorun olduğunu bile söyleyebilmek insanlar için çok zor olabiliyor. Cinsellik insanların en temel ihtiyaçlarından biridir. Cinselliğin doğru ve sağlıklı yaşanması kaliteli bir hayat demektir. Evli bir çiftin cinselliği, doyum düzeyi yüksek bir şekilde sağlıklı yaşayamaması farklı problemlere kapı açar ve kördüğüm olmuşçasına ilişkiyi sabote eder. Cinselliğin ne olduğunun bilinmemesi, doğru cinsellik konusunda insanların bilinçli olmaması, tabular, toplum baskısı ve çocukluktaki ebeveyn tutumları yetişkinlikte cinsel sorunları kaçınılmaz hale getirmektedir. Evli olmanın dahi toplum baskılarını, tabularını kıramadığı aşikardır. Evli bir çift özgürce hissederek hissettirerek cinselliklerini yaşayamamakta ve bunun eksikliğini hissetme cesaretini bile bazen gösterememektedir. Cinsellikte sorunlar yaşanmasının temel sebeplerinden biri karşılıklı etkileşimin cinsellikte yakalanamaması, kadın ve erkeğin yanlış inanç ve tutumlarının cinselliği bir görev anlayışıyla yaşanmaya mecbur kılmasıdır.

Kadınlar,  muhafazakar toplumlarda ne acıdır ki, kendilerini ve cinselliklerini keşfediş sürecini belki de ömürleri boyunca tamamlayamamaktadır. Kadınlara dayatılan roller kadınlığı belli başlı şeylerden ibaret kılmakta, cinsiyetçi atmosferi beslemektedir. İyi yemek yapan, ev işlerini yapan, anne olmuş evli bir kadın için yapması gereken her şey yapılmış olunması gereken her şeydir. Oysaki kadınlık ne bu rollere sıkıştırılmış bir şeydir ne de sadece bu rollerle çok ilgisi vardır. Kadın olmak; hissetiğinle, duygularınla, kararlarınla, doğanla bir bütünü keşfedebilmektir ki maalesef belli toplumlarda bunları keşfedebilmek büyük bir savaş ve mücadele gerektirir. Kendi doğasını bilen bunu yaşayabilen ve bunun farkında olan bir kadın duygularını, düşüncelerini, kararlarını yani hayata dair her şeyini tanır ve ne istediğini çok iyi bilir. Toplumun ona dayattıklarını kabul etmeme cesaretini gösterebilir. Kendi hayatını yaşayabilir. Böyle bir kadın evlenmeyi seçtiğinde bunun sadece kendisiyle ilgili olduğunu bilecektir. Cinselliği de o şekilde özgürce yaşayacaktır. Kadınların evlendiklerinde cinsellik konusunda sorun yaşamalarının en temel sebebi kafalarında hala tabuları yaşamalarıdır. Beyinler özgür kalmadıkça bedenler de özgür kalamaz. Bir kadın sevişirken nelerden hoşlandığını keşfedebilmeli, bedenini tanıyabilmeli, hangi pozisyonlardan hoşlandığını, neresine dokunulmasından daha çok haz aldığını, sıkıntı hissetmeden sevişirken ya da partneriyle konuşurken dile getirebilmeli ve bundan çekinmemelidir. Aynı şekilde beraber olduğu erkeği tanımaktan korkmamalı onun nelerden hoşlandığını korkmadan keşfedebilmeli ve ona haz vermekten kaçınmamalı aksine bundan zevk alabilmelidir. Toplumumuzda erkekler de çoğunlukla kadınların cinselliklerini özgürce yaşamasını engelleyecek bir yaklaşıma sahiptir. Erkeklerin bu tutumu; mevcut cinsiyetçi atmosferi beslemekte ve cinselliğin çiftler arasında özgürce yaşanmasına engel olmaktadır. Bir kadının cinsellikten zevk almasının, sevişirken talepkar olmasının ve ne istediğini bilerek cinselliği yaşamasının kötü bir şey olarak algılanması cinsel sorunların oluşmasında en büyük rolü üstlenmektedir. Bu noktada cinsel fonksiyon bozuklukları baş gösterir ve gerçek ve doğru bir cinsellik bu atmosferde asla ortaya çıkamaz. Cinselliğin sağlıklı yaşanabilmesi ve cinsel sorunların giderebilmesi açısından cinsel terapilerin önemi çok büyüktür.

 Evliliklerin özellikle karar aşamasında iki insana özel ve ait olabilmesi, özellikle  bir seçimi; kendini,zaaflarını ,duygularını , isteklerini tanıyarak yapabilmek, salt normlardan arınmış şekilde yaşayabilmek ya da en azından bunun için çabalamak evliliği çok daha kutsal kılacaktır. Cinsellik de bu evliliklerde çok daha sorunsuz ve sağlıklı yaşanacaktır. Bir çift cinsel doğasını sevgiyle duygularıyla harmanlayarak yaşayabilecek özgürce birbirine dokunabilecek, hazlarını utanmadan yaşayabilecek ve yaşatabilecektir. Bunun böyle yaşanabilmesi evlilikleri de daha uzun ömürlü kılacaktır.


Psk. Beste Kalkan

BOŞANMA

            Son yıllarda boşanma oranları hızla artmaktadır. Boşanmalar, hem boşanan çiftler için hem de varsa çocukları için oldukça zor bir süreç olmaktadır. Biz psikologlar olarak öncelikle, boşanmaların sebeplerini belirlemeli bu sebepler doğrultusunda çiftlerin sorunlarına göre müdehalelerde bulunabilmeli ve boşanma durumlarında bu süreci hem çiftler için hem de varsa çocukları için kolaylaştırabilmeliyiz.

            Boşanmanın günümüzdeki en temel sebeplerinden bir tanesi sanallaşan dünyanın insanları gerçek dünyadan uzaklaştırmasıdır.İnsanlar, hayatlarını görüntü verme bazında yaşayarak kendi öz benliklerinden uzaklaşmaktadırlar. Sürekli; nerde olduğunu, naptığını , kiminle olduğunu paylaşarak ve diğer insanları da bu şekilde takip ederek yüzeysel bir hayat yaşamaya sürüklenmektedirler.Yüzeyselleşen hayatlarda insanlar kendilerini tanıyamamaktadır. Bu bağlamda da yanlış kararlar alabilmekte veya verdiği kararlar doğrultusunda hareket edememektedirler. Kendini tanıyamamış bireyler hayattan ne istediklerini ve ne beklediklerini de bilemezler. Evlilikteki sorunları doğru anlamak için öncelikle kişileri bireysel olarak tanımak ve anlamak gerekmektedir. Bu sürecin doğru yürütülmesi içinse, kişilerin kendini tanıyabilmiş olması çok önemlidir. Bu sebeple, çiftlerin beklentilerini doğru belirlemesi ve kendini iyi tanıması boşanmaların önüne geçecek en önemli faktördür.

            Boşanmaların en yaygın sebebi şiddetli geçimsizlik olarak bilinmektedir. Geçimsizlik veya uyumsuzluk evlilikleri içinden çıkılmaz bir sorun yumağına dönüştürmektedir. Uyumsuzluğu belli değişkenlerle formülize etmek mümkün değildir. Ne kadar farklı kültürlerden veya sosyoekonomik düzeylerden gelseler de çiftler çok sağlıklı bir evliliğe sahip olabilir. Aynı zamanda, çiftler ne kadar benzer kültür ve sosyoekonomik düzeyden gelseler de sağlıklı bir evlilik sürdüremeyebilirler.

Bir diğer yandan evli çiftler; bireysel psikolojik durumları doğrultusunda çok sağlıklı bireyler olsalar da, iki kişinin kendi arasındaki uyumsuzluğundan dolayı ilişkileri çok sağlıksız olabilmektedir. Bu noktada da zamanla boşanma noktasına gelmektedirler.

Birbirlerini çok seven ama uyum konusunda sorun yaşayan bir çok evli çift için boşanma tek çözüm gibi görünmektedir. Çiftlerin boşanma noktasına gelmeden önce uyumsuzluk diye adlandırılan her ne varsa o konularda farkındalık kazanmaları ve sorunlarıyla yüzleşebilmeleri o sorunların çözümü için en önemli adım olacaktır.

            Evliliklerdeki uyumsuzlukların temelinde cinsellik oldukça büyük bir rol oynamaktadır. Cinsel uyumsuzluk, akabinde iletişim sorunlarını ve kaçınılmaz olarak da çiftlerin birbirlerinden uzaklaşmasına sebep olmaktadır .Bu uzaklaşmaların sonuçları aldatmalara kadar varabilir. Cinsel problemlerin, domino taşı misali bir çok sorunu tetiklediği aşikardır.

Çiftlerin bu konudaki yaptıkları en büyük hata bunu konuşmaktan çekinmeleridir. Bu sebeple de cinsel uyumsuzluklar ve problemler suyun görünen yüzünde görünmemekte sorun farklı bir şeymis gibi görünebilmektedir. Bu şekilde de çiftler çözümsüzlük duygusu ve umutsuzlukla boşanma noktasına gelmektedirler .Çift terapilerinin en önemli tarafı görünmeyen veya gömülü olan sorunu eşeleyerek su yüzüne çıkartabilmektir. Gerçek sorunlar belirlendikten sonra da çözümü de beraberinde daha kolay bulunur.

             İnsanların hayatlarını ve kendilerini tanıma süreçlerinin zorlaştığı günümüz dünyasında boşanma yadsınamaz bir gerçektir. Çift terapistleri bu süreçleri iyi analiz ederek insanlara yardım etmektedirler. Evlilik terapilerinin varlığı konusunda toplumun daha fazla bilinçlenmesi boşanma oranlarını azaltacak insanlarımız daha bilinçli bireyler haline gelecektir.

 Psikolog Beste Kalkan

MAKALELERİM

İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünde üstün başarı bursuyla okudu ve 2015 yılında mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince iki ayrı kurumda stajyer psikolog olarak çalıştı. 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, 100 saatlik cinsel terapi eğitimi ve 80 saatlik evlilik ve çift terapisi eğ itimlerini tamamladı. ''Marazi İlişkiler'' kitabının yazarıdır. Psikolog Beste Kalkan adlı resmi Facebook sayfasında 65000 takipçisi vardır. İleri düzeyde İngilizce, orta düzeyde İspanyolca bilmektedir.

Psikolog Beste Kalkan

İzmir Psikoloji Merkezi

Mimar Sinan Mahallesi Şair Eşref Bulvarı No:80

35220 Konak

Randevu:

05539557353 - 02324221572


İletişim

EMDR

OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUK (OKB)

BİPOLAR BOZUKLUK

DEPRESYON

PANİK ATAK

ANKSİYETE

 

Euro Star Elite Life Programı Röportajı..